31 Mayıs 2008 Cumartesi

Batacak Gemiler

Gemilerimiz vardır ummanlarda
Hiç batmayacakmış gibi duran
Her birinin ambarı farklı yüklerle dolan.

Her liman kavuşmak için bir imkandır
Ama yanaşmaya görsün gemiler
Her an yağmalanan zamandır.

Ne beklenir ki hayattan
Umduğu gibi yaşar insan

Ne umduysa o kadar insan.

Hükümsüz Yalnızlık

Şehir, yalnızlık içinde ve içimizde daha rahat saklansın diye gitgide kalabalıklaşıyor sanki.

O kadar kalabalık olsun ki şehir, kimse tanıyamasın yalnızlığı.

Aramızda dolaşsın ama hiçbirimize belli etmesin kendini yalnızlığın puslu çehresi.

En kalabalık caddelerde dolaşırken kendini mutlu hissedenler belki de şehrin yalnızlarının ta kendisi.

Yalnızlık hoyrat bir ırmak gibi akarken şehrin sokaklarında, hüzün terk ediyor anavatanını.

Şehir, kalabalıkların pervasız kabalığıyla hüznü anavatanından sürgün ederken yalnızlık da hükmünü kaybediyor.

Hüzünsüz yalnızlık hükümsüzdür zira.

Şehir ise hükümsüz kalmış yalnızlığın hüküm sürdüğü gürültülü bir imparatorluk...